by enhar on Ağustos 13, 2009
Sarışın mı esmer mi diye sormuştum, çoğunluk sarışın dedi. Ben de sizi dinledim, eh madem başladım gerisini getireyim dedim ve tatile çıkacağım gün gittim tekrar balyaj attırdım. Altta karamel, üstüne daha sık sarı balyajlarım var artık ve gerçekten de içime sindi…
Buyurun yeni sarı saçların fotolarına. Ama bu arada tatildeydim, öyle olunca da haliyle saçlarda “yıka ve çık” modeli uygulandı

Hele de İzmir’in sıcağına, nemine ne ben ne de saçlarım dayanamadığımız için, saçlarda fön falan aramayın lütfen. İlk foto aslında fönlü ama nemi yiyince böyle uçtan uçtan kıvrıldı hemen.

Zeynep’le boğuştuğum ikinci foto da köpük bile yok, tam olarak yıka ve çık
O nedenle biraz bakımsız görünüyor.
Neyse artık tatil bitti, yeni cici foto çektirip Aşko’ya, koyarım daha sonra…
by enhar on Ağustos 13, 2009
Tatil yazılarıma başlıyorum, en sondan başa doğru; Salı gecesi, tatilden döner dönmez ,ayağımın tozuyla Avon’un yeni parfümleri Spotlight ve Unscripted‘in tanıtım gecesi için Esma Sultan Yalısı’na gittim.
Gelir gelmez bavulları boşalt, çamaşır yıka, saçtı makyajdı derken geceye hazırdım ve oraya gider gitmez tüm yorgunluğum geçiverdi nedense :)

Dans gösterisi ile açılan gece, Avon Satış Direktörünün konuşması ile devam etti. Sonrasında ise Spotlight’ın TV reklam filmi ilk kez gösterildi. Spotlight’ın yüzü Courtney Cox {Friends dizisinin Monica’sı}, Unscripted’in ise Grey’s Anatomy’nin Dr. Shepherd’ı Patrick Dempsey olmuş. Bu arada bir not düşeyim, Patrick Dempsey’nin eşi Jillian Dempsey de Avon için çalışıyor.
Gecenin sonunda ise Nil Karaibrahimgil çok güzel bir konser verdi.

Bu arada Spotlight’ı merak edenler için, ben çok beğendim, çok taze bir kokusu var. İçeriğinde İtalyan bergamotu, mandalina, frezya, kaşmir ve vanilya içeren parfümün şişesi ise oldukça sade ve şık.
Erkek parfümü Unscripted’ın yapımından, şişe tasarımına kadar Patrick Dempsey birebir bulunmuş. Eşimin de bana eşlik ettiği gecede, eşimin üstünde denedik parfümü. Hem çok ferah bir kokusu var, hem de oldukça kalıcı.
Parfümler 2 Ekim’den itibaren satışta olacaklarmış, ilgilenenlere duyurulur
Bu arada tatil dönüşü acele ile hazırlanınca, 2 çocuğu ayarla teslim et vs. derken fotoğraf makinemi almayı unutmuşum. Cep telefonu ile flaşsız çekilince benim foto oldukça kötü olmuş ama tek foto bu malesef

by enhar on Temmuz 28, 2009
10 gün önce yeniden sarışın olmak için uzun süredir kendi halinde takılan saçlarımı boyattım. Fakat öyle hemn 1 kerede istediğim renge ulaşamadım tabi ki. Eski tecrübelerimden de biliyorum ki en az 2 seferde istediğim renk tutturuluyor. Şu anda alt karamel, üstünde sarı balyajlar var. Buraya çekip koymadım çünkü bu şekline ısınamadım bir türlü. Ama ben sabırsız bir kişilik olduğum için “acaba eski doğal rengime mi dönsem” diye düşünmeye başladım hemen. Yani ya adam akıllı sarı olacağım ya da kahve üstü doğal ışıltılarımla kalacağım.
Sizce??? Bana yardımcı olun arkadaşlar… Sarı mı yoksa kahve mi?
Sarı; makyajsız kaldırmıyor, yüzü yorgun, insanı yaşlı gösteriyor ama her daim HAVALI, fark ettiriyor.

Kahve; daha genç ve diri gösteriyor ama KLASİK, sanki biraz sönük kalıyor insan.

Karar veremedim işte… Yardım lütfen…
by enhar on Temmuz 27, 2009
Her zaman bembeyazdım. Yazlıkta geçirdiğim yazlar (5-20 yaş arası) orta karar bir bronzluk olurdu, haliyle 3 ay yaz tatili yapınca… O yüzden hep yüksek faktörler kullanmak zorunda kaldım.
Şimdi tabi ki öyle 3 ay tatil yok, ama cildimi yine de korumam lazım, malum artık güneş daha da zararlı. Yazın her dışarı çıktığımda mutlaka koruyucu güneş kremi kullanıyorum. Ama benim gibi beyaz tenli biri için, güneş kremlerinin en kötü tarafı sürekli yenilemek zorunda kalmak..
Yeni kremimi bir kere sürüp bir daha tazelemiyorum, gün boyu bir daha sürmeme gerek kalmıyor. En önemlisi yağlı değil. Nefret ederim böyle cildimde katman gibi duran, yağlı, üzerime yapışan kremlerden. Daylong sürünce sanki normal bir nemlendirici sürmüşüm hissi veriyor ki cildim için süper!
Önce kendimde denediğim Daylong’un, şimdi Zeynep için Kidsve Defne için de Baby ürünlerini alacağım… Onları da yazarım kullanınca ama size rahatlıkla tavsiye ederim…
Tatil planınız varsa ya da benim gibi dışarı çıktığınızda kullanıyorsanız, özellikle tavsiye ederim.
Bu arada beni Daylong ile tanıştıran Joelle ve Hicran Hanıma da teşekkürler…
by enhar on Temmuz 26, 2009
Dedim ya bu ara kozmetiğe sardırdım diye, işte bu durum olayın ulaştığı son noktadır… Yeğenim yazın bana gelince, nedense sürekli oje alırken buluyoruz kendimizi. Geçen yaz Claire’s indirimden bir sürü oje almıştık, bu yaz da Flormar ve Golden Rose standlarından uzaklaşamadık… 3 günün sonunda alınan toplam oje sayısı; 22! Yuh diyebilirsiniz, serbestsiniz
Evdekilerle birlikte Flormar’ın kırmızı ve pembe bütün seriyi tamamlamış oldum sanırım
Gözümü bir kaç renk OPI ve China Glaze ojeye diktim, ama artık bu ay durmam lazım, yeter! Belki Ağustos’ta alırım onları da…
Fotoğraftaki el bana ait değil, malum Defne sebebiyle tırnaklarımı kısa kestiğim için ben fotoğrafçılık görevini üstlendim.
Yeni ojeler toplu geçiş

Flormar füme çok başarılı, mürdüm tonlarını da çok sevdim…

Flormar pembeler ve nar çiçekleri…

Golden Rose Paris serisi ojeler ve çılgın renkleri, ama bu renkler malesef umduğum kadar başarılı değil, iyi kapatmıyor. Ama başka seriden olan sedefli yeşili çok güzel!

Bu grubun en başarılısı perşembe pazarından aldığım Elanor -Mavi, çok güzel kapatıyor ve rengi şahane! Alix Avien dore de çok güzel…

Bu arada oje konusunda çok çılgın yabancı bir blog buldum, sahibesi oje konusunda aşmış bir insan, mutlaka ziyaret edin, benim içimmm gitti…