Başlık bira kaba oldu galiba ama napıyım ki deyimin orjinali bu, yapacak bir şey yok…
Şimdi yazacaklarım belki bazılarınıza abartı gelecektir, ama biliyorum ki anne olanlar hiç de abartmadığımı, bunların hepsinin bire bir yaşanmış olduğunu biliyorlar.
Bekara karı boşamak kolay derler ya, işte çocukları uzaktan sevmek sevmelerin en güzeli
İşin sızlanması ve esprisi bir yana, anne olmak tabi ki muhteşem ama bazen bizler de kopuyoruz, daralıyoruz normal insanlarız çünkü.
Pazartesi günü Defne 2 aşı birden oldu. 48 saat boyunca yıkanması yasak ki, Defne’yi suya sokmak bizim kaçış noktamız oluyor kimi zaman. Huysuzlandığında bir suya sokup çıkarıyoruz hemen gevşiyor. Aşılardan biri ateş ve huysuzluk yapabilir dedi doktorumuz. Bunun tercümesi: Çocuk bütün gün doğru dürüst uyumayacak, ateşi çıkacak, sürekli ağlayacak, size yapışık yaşayacak…
Bazı anneler çocukla tuvalete gitmeyi becerebilir biliyor musunuz? Ben henüz o mertebeye ulaşamadım ama emzirirken yemek yemeyi, uyuturken mail cevaplamayı, post yazmayı becerebiliyorum. Sabah 8 - akşam 9 arasında bir çocuk sadece 3 kere, yarımşar saat uyku uyursa ne olur biliyor musunuz? Anne harap olur. Hele bir önceki gece de 4 kez uyanmışsa!
Peki aradaki bir kaç saatte anne ne yapar: Saat 22:00 ile 1 arasında günün birikmiş bulaşıklarını toparlar, banyosunu yapar, sabah çocuk uyurken asılan çamaşırları toplar, kocası ile sohbet eder, evini toparlar, büyük kızını uyutur, bloga gelen mesajları cevaplar, yeni yazı yazar, bir başka işi vardır onun için uğraşır, gündüz kaydedilmiş dizileri izleme fırsatı bulur nadiren de olsa…
Bunlar pek çok kişiye garip gelebilir, nasıl yani dedirtebilir ama anne olanlar anlayacaktır beni…
Peki bu kadın ne ister? Sizlerden gelen güzel mesajlarla gülümsemeyi ister. Yorum yazıp içimi ısıtan Leyla’ya, mail atıp beni mutlu eden Funda’ya ve hepinize kocaman teşekkür etmek ister…
Enhar {daralmış}