From the monthly archives:

Haziran 2009

Doğum İçin Hastane Tercihi

by enhar on Haziran 30, 2009

Kadıköy Şifa’da doğum yaptığımdan, hastane hakkındaki detaylardan, hastane ve hemşirelik hizmetlerinden inanılmaz memnun kaldığımdan daha önce bu yazımda bahsetmiştim.

Bu devam yazımda ise eksik kalan birkaç şeyi daha doğuma hazırlanan anne adayları ile paylaşmak istedim.

Benim kaldığım oda hastanenin en üst katında yer alan 2 tane VIP odasından daha büyük olanı, yani 502 numaralı odaydı. Kadıköy manzaralı bu odayı tercih etmemdeki etkenlerden biri de odanın büyük ve ferah olmasıydı. Suit olmamasına rağmen perde ile ayrılıp suit haline gelen odanın büyükçe bir balkonu, refakatçinin kalabileceği bir başka oda, yemek masalı büyük bir salon ve kocaman bir oturma grubu var. Ama hepsi bir yana en güzel tarafı MANZARASIYDI.

Odanın gündüz ve gece manzaraları:

Kadıköy_Şifa_Hastanesi

Kadıköy_şifa_hastanesi_Manzara

Bu manzara ameliyat acısı çeken bir hasta için çok güzel bir motivasyon değil mi? TABİ Kİ BEBEKTEN SONRA :D

Hastanenin birkaç hizmeti daha var. Mesela odanıza Lohusa Şerbeti geliyor. Üstelik çok şık bir sürahi ve bardak takımı eşliğinde…

Lohusa_Şerbeti

Eğer ki o ana kadar bir doğum fotoğrafçınız yoksa – benimkileri Pemra çekti biliyorsunuz - hastanenin böyle bir hizmeti var. Önceden oda süslemesi için bir yer ile anlaşmadıysanız sorun değil, çünkü o sabah siz doktoru beklerken bile hastanenin içinde bu hizmeti veren bölüm ile konuşup oda süslemesi isteyebilirsiniz. Oda süslerimi ben kendim getirdiğim için, sade olsun istedim her şey, hizmetin bedelini bilmiyorum ama elinizin altında olması çok hoş bir hizmet.

Son olarak doğumdan çıktınız, saçıma bir fön çektireyim dediniz, kuaförü arayıp odanıza çağırabiliyorsunuz, hem de ücretsiz…

Ufak tefek görünse de (elbette daha önemli şeyler var tercihinizi etkileyecek) bu gibi ufak kolaylıklar, güzellikler sizi inanılmaz rahatlatıyor. Doğum yapacağınız hastaneyi tercih ederken bu bilgiler işinize yarayabilir…

Bir de unutmadan, eğer doğum yapan bir arkadaşınıza çiçek yerine başka bir şey yollamak isterseniz, bana gelen bir güzelliği sizinle paylaşayım J Afiyetle yedim valla, teşekkürler Sema & Serkan…

Meyve_Sepeti

{ 6 comments }

Defne’nin Ayakları

by enhar on Haziran 26, 2009

Daha önce Zeynep’in ayak fotoğraflarını paylaşmıştım, tombik ayaklarına bayıldığımız için sürekli fotoğraf çekiyorduk. Şimdi de çekilen ayak fotoğraflarına bir yeni üye daha eklendi, Defne kuşunun ayakları çekiyoruz. O kadar minikler ki!

Yeni çektiğimiz ayaklara buyurun J

defne

Daha minik ve çıbıl ayaklar da var ama şimdilik bu şirinliklerle idare edin ;)

P.S: Ayağındakiler Playskool’un oyuncakları

{ 9 comments }

Defne’nin Odası

by enhar on Haziran 25, 2009

Bu ara benden bol bol bebekle ilgili yazılar okuyacaksınız :D 

Pinaro özellikle senin için Defne’nin odasının fotoğraflarını çektim J

çocuk_odası

Bebek bekleyen anne adaylarına da belki yardımcı olur, fikir verebilir bizim küçük prensesin odası. Büyük prenses Zeynep’in odasını dekore ederken büyük bir heves ile Modoko’ya gidip, pembiş bir takım beğenip nesi varsa sipariş etmiştik. Odada gereksiz bir kalabalık olmuştu haliyle, düşünsenize oyuncak sandığından çöp kovasına kadar aynı tip mobilya.

Defne kuşumuzun odasında ise aydınlık ve ferah olması için mobilyalarda beyaz rengi tercih edip, minik detayları lila ile renklendirdim. Bu sefer daha tecrübeli olduğumuz için sadece gerekli olan mobilyaları koyduk odamıza. Hatta daha önce bahsetmiştim, yeni alınması gereken parçaları Zeynep’e alıp, Defne’ye ufak yenilemeler yapıp ablasının eşyalarını pas ettik. Gereksiz ne mobilya ne de aksesuar aldım. Çünkü bir müddet sonra oyuncaklar da çoğaldıkça o oda üstünüze gelmeye başlıyor.

Öncelikle boya badana işlerine girmemek için (evin badanası yeni olduğundan) duvar stickerları ile renklendirdik odamızı. Kuşlu olan stickerı Koçtaş’tan aldım, fiyatı 40 -45 TL civarındaydı yanılmıyorsam. Kedili olanları ise Paşabahçe’den aldım, sadece 5,50 TL’ye.

duvar_sticker

Defne için aldığımız tek yeni mobilya; yatak. Mothercare’dan aldığım bu yatağın fiyatı 450 TL. Yatak 0-6 ay ve 6 ay sonrası için iki yükseklik kademeli olarak kullanılabiliyor. Ayrıca yatağı, bebeğiniz büyüyüp, çocuk olduğunda da paketteki bir diğer yatak başını kullanarak, tek kişilik yatağa dönüştürebiliyorsunuz. İç tekstilini de Mothercare’dan aldım. Bir de ben lila-beyaz bir set dikeceğim daha sonra. İki takım yeterli oluyor, bilginize. İç tekstil için toplamda 250 TL civarı bir şey ödedim. İçindeki yatak ise İdaş’tan ve 120 TL. Bir tarafı pamuklu, diğer tarafı ise yün olan yatağı  yazlık ve kışlık olarak, değiştirerek, kullanabiliyorsunuz.

mothercare_yatak

Bu arada fotoğraflarda olmayan bir de beşik-yatağımız var. Defne doğduktan sonra yanımızda yatması için ufak bir beşik – yatak kullandık. Bu tip beşik yataklar en fazla 3 ay kadar kullanılıyor. Dolayısıyla alınması gerekli değil, ama siz de bizim gibi bir arkadaşınızdan ödünç alıp, cilalatabilirsiniz J

Zeynep’ten kalan pembe dolabımızı yeniden cilalattık ve beyaza çevirdik. Odanın bazı detaylarında kullandığım lila rengi ile uyumlu olmasını için, beyaz olan dolabın üstündeki kalbi sprey boya ile lilaya boyadık. Bizim dolap yer müsait olduğu için 3 kapılı, ancak inanın 2 kapılı bir dolap sizi rahatlıkla 4-5 sene idare edebilir.

çocuk_odası_dekorasyon

Zeynep’ten Defne’ye kalan mobilyalardan bir diğeri emzirme sandalyesi. Yine pembeden beyaza döndürdüğümüz sandalyenin kılıflarını lila-beyaz kareli kumaşlar ile yeniledim. Hatta bu kılıf değiştirme işini adım adım fotoğrafladım, ilerde daha müsait olduğumda buradan paylaşacağım. Bu tip sandalyelerde emzirmek çok rahat oluyor. Ama yine de rahatlık olarak (daha sonra bebek alışverişi ile ilgili bir yazıda bahsedeceğim) emzirme yastığının yerini tutamaz :D

Çocuk _Oda

Odadaki diğer mobilya ise kitaplığımız. Daha önce Zeynep’in odasında kullandığımız Ikea kitaplığı Defne’nin odasına geçirdik ve malzemelerimizi yerleştirdik. Fotoğrafları önce çektiğim için Ikea sepetlerimiz hala normal renginde gözükse de artık bu sepetler de lila oldular. Sprey boyayı bol buldum galiba J

Bir de yine burada gözükmese de size lazım olacak bir diğer mobilyada alt açma ünitesi. Bunun için bir şifonyer alıp onun üst kısmını da kullanabilirsiniz. Ahşap şifonyerin üstüne Joker, E-Bebek gibi mağazalarda alt değiştirmek için satılan (naylona benzeyen, muhtemelen naylon değil ama nasıl tarif edeceğimi bilemedim) alt açmalardan koyabilirsiniz. Ya da benim yaptığım gibi, altı küvet olup da üstü alt açmaya yarayan üniteleri tercih edebilirsiniz. Bizim Zeynep’ten kalan bu tip küvetimiz vardı o nedenle yenisini almadım. Belki Defne kuşu büyüyünce odaya bir şifonyer almak gerekebilir, ama şu an için ihtiyaç duymuyorum.

Lambamız Ikea’dan. Zeynep’in odasında da başka bir desenli olanı var, sanırım çok seviyorum bu lambaları J

 

İçime sinen lila renkli bir halı bulamadığım için GEÇİCİ olarak benim eski halımı attım odaya. Halı konusunda tavsiyeleriniz varsa lütfen yazın, çünkü hala halı arıyorum, kışa kadar vaktim var nasılsa… Ve diğer bir eksiğimiz de perdeler. Şimdilik Zeynep’in eski tüllerini taktım. Ancak kumaşı alınan fakat hala dikilmemiş lila-krem perdelerimiz var, inşallah onlar da kışa kadar bitecekler  J

 

İşte bizim yeni bebek odamız ;)

{ 17 comments }

1. ayımız bitti :)

by enhar on Haziran 16, 2009

İlk ayımız geride kaldı… Nasıl geçti derseniz, anlamadım, zaman hem çok çabuk hem de çok yavaş geçiyor.

Durumumuz nasıl diye merak edenlere: Hala uyku düzenimiz yok :( Ben gündüz uyuyabilen biri değilim, o nedenle tek uyuduğum zaman dilimi gece. Defne kuşunun her akşam banyosundan sonra, emzir, uyut derken saat 12′yi buluyor. O saatte yattığımızda aralıksız uyuyabildiğim en uzun süre 2- 3 saat. Sonra hemen her 1 - 1,5 saatte bir uyandığım için ertesi gün acayip sersem oluyorum haliyle.

Bir de çok ciddi olmayan bir sorunumuz var, Defne kuşu göbek fıtığı oldu. Kendiliğinden, büyüyüp göbek kasları güçlendikçe geçecek bir sorunmuş göbek fıtığı, ama minik kuşu ağlatmamamız lazım ki fıtık büyümesin. O nedenle de Defne sürekli kucağımda. Sensörü var hatunun kucakta ve ayakta olmak istiyor sürekli. 1 aylık bebek fark eder mi demeyin, vallahi fark ediyor, başlıyor ağlamaya.

Uyanık olup, gezmek istemediği zamanlarda da sürekli emmek istiyor. Emmesi tabi ki muhteşem bir şey… Süt için bol sıvı tüketimine devam ediyorum; su, bitki çayları, still tee… Bir de az da olsa sütümü sağıp dondurucuya atıyorum, çünkü ne kadar tüketilirse o kadar çoğalıyor süt. Bu arada bir de deli gibi tatlı tüketiyorum, şekerim çıkacak valla, ayrıca verdiğim kilolar aynen geri gelecek ama dayanamıyorum. Allahtan sadece sütlü tatlı severim de, ağır olmuyor ama buna bir dur demek lazım!

Ama tüm bu uykusuzluğun, yorgunluğun, sürekli onunla ilgilenme halinin dışında bir MUHTEŞEM KOKUSU var ki, sürekli içime çekip çekip kokluyorum. Hani keşke mümkün olsa da o kokuyu saklayabilsem bir şişede. Anneliğin en güzel tarafı işte o an. 

Geçen hafta Dr.Handan teyzesine ilk kontrolüne gittik. Aşımızı olduk. İlk ay gelişimi de çok güzel maşallah. Böyle devam ederse ablasının izinde gidecek sanırım (zeynep oldukça tombiş bir bebekti). Bu arada tecrübeli anne olmak bir şey ifade etmiyormuş, sorduğum abuk subuk soruları duysanız beni ilk kez anne oluyor sanırsınız. Neyse doktorumuz Handan Hanım içimi rahatlattı, ikinci kez anne olmasına rağmen komik sorular soran tek anne ben değilmişim :D

Biz de durumlar böyle… Aslında daha sık yazmak, Zeynep ve Defne’nin her anını paylaşmak istiyorum ama bazen yemek yemeye bile zor vakit buluyorum… Gerçi muhteşem bir yardımcım var, eşim, ama yine de onun evdeki mesaisi ancak akşam 7-8′den sonra başlıyor.

Bakmayın siz şikayet ediyor göründüğüme, bu günler geçecek, hatta ben hatırlamayacağım bile ve şu anda hayal ettiğim gibi kızlarımı da alıp alışverişe gideceğim onlarla bir kaç sene sonra. Kolunda 2 güzel kız beraber bana ayakkabı beğeneceğiz :D

{ 9 comments }

Hijyen Anne

by enhar on Haziran 4, 2009

Anne olunca sanırım her şeye çok daha fazla dikkat ediyorsunuz. Evde minik bir bebek olduğu için, hijyen - hele hele salgın grip vs - görünen bugünlerde çok daha önemli hale geldi bizim için. Paranoyak biçimde elimizi yıkıyoruz, parktan gelince kene kontrolü yapıyoruz, her tarafı çeşitli dezenfektanlarla siliyoruz, allah sonumuzu hayır etsin :D

Eh haliyle yediklerimize de dikkat ediyoruz. Malum meyve ve sebzelerin üzerinde kullanılan tarım ilaçları, parafin, böcek ilaçları vs. var. Geçen hafta Ex-Sir ile tanıştık. Ex-Sir meyve ve sebzeleri yıkamak için kullanılan konstantre bir hijyen sıvısı. Konsantre olduğu için 1 lt. suya yarım kapak Ex-Sir yetiyor. Artık her akşam meyve saatinde meyvelerimiz ex-sir ile yıkanıyor, temizlenip paklanıyor :)

Hijyeni seven annelere tavsiye olunur…

{ 3 comments }