Cuma günkü yazımda “yarın Ödemiş, Tire ve Birgi” demiştim ama malesef cumartesi - pazar yazı yazmaya pek vaktim olmuyor, genelde aile olayına takılıyoruz
Özür herkesten…
Gelelim Ödemiş, Tire ve Birgi’ye. Bu yaz Ödemiş ve Birgi’ye ikinci, Tire’ye ise ilk gidişimdi.
İlk durak Ödemiş; tipik bir ege kasabası, konuşmalarıyla, giyimleriyle, sıcak kanlılığıyla… Geçen yaz Ödemiş pazarını da gezmiştim ama bu sefer Ödemiş’ten direk geçip Birgi’ye gittim. El işleri ile ünlü Ödemiş pazarında geçen yaz büyük bir hayal kırıklığı yaşamıştım çünkü yerli malı yurdun malı mantığı yerini made in china, made in india ürünlere bırakmıştı… Ama eğer ege otlarına meraklıysanız asla eliniz boş dönmezsiniz… Ayrıca İzmir’den Ödemiş’e giderken yol üzerindeki köylere uğrayabilirsiniz.
Ödemiş’te mutlaka yapılacak şeyler: pazarını gez, müzesine uğra, köftesini ye
İkinci durak Ödemiş’e 8 km uzaklıktaki Birgi. Benim FAVORİM. O tarafa gideceksiniz asla Birgi’yi es geçmeyin derim. Birgi’nin tarihçesi çokkkk eskilere dayanıyor, ama yakın tarihte Aydınoğulları Beyliği’nin başketi olmuş. Bu döneme ait olan Ulu Camii ise MUTLAKA görülmesi gereken bir yapı. Mimarisi, ahşap içliğiyle bildiğimiz camilerden farklı. İçindeki mihrap kapısının hikayesi ise ülkemizin milli değerlere, tarihine bakışının bir özeti aslında. Muhteşem el işçiliği olan kapı 1993 yılında çalınmış, malesef!! Çeşitli yollardan İngiltere’ye ulaşan kapı, 2 yıl sonra ünlü müzayede evi Christies de satılmak üzereyken fark ediliyor ve iade ediliyor… (olayın hikayesi hakkında bir link buldum ama İngilizce, dilerseniz buradan buyrun)

Bendeki Camii ve Birgi fotoları uçtu malesef
O nedenle Birgi belediyesinin sitesinden cami içinin bir fotosunu aldım. İdare edicez artık…
Birgi’de bir diğer görmeniz gereken yer Çakırağa Konağı.

Ayrıca Birgi’nin bir tatlısı var, baklava üzeri tahin ve soğuk, bugüne kadar yediğim en güzel şeylerden biri. Gittiğimiz yerin adını malesef unuttum (Birgi’de çektiğim camii - özellikle fotolarının yanısıra tatlı fotolarım da uçtu
)Ama gideceklere şöyle tarif edeyim. Camiye doğru çıkarken solda bir lokanta, bildiğiniz esnaf lokantası ama her şey çokkkk lezzetli!!!

Koruma altındaki bu Ege kasabasının evlerinin de Safranbolu ya da Şirince evlerinden farkı yok, sadece iyi tanıtım yapamıyorlar sanırım.
Ayrıca kumaş meraklıları, Birgi’ye giderken ya da dönerken Mert İpek’e uğrayıp, o muhteşem Ödemiş ipeklerinden alabilirsiniz. Gerçi indirim geçen yazdan beri devam ettiği için yenilik yoktu - benim için- ama sizler çok şey bulabilirsiniz.
Son durak ise Tire. Salı günü Türkiye’nin en büyük açık pazarının kurulduğu Tire de aynı Ödemiş gibi çok şeker bir yer. Ödemiş’e çok benziyor, biraz daha büyük. Özellikle pazarda sohbet etme şansı bulacağınız köylülerden çok hoşlanacaksınız. Pazarın Çeşme denilen bölümünde el işleri, antikalar vs. bulabilirsiniz. Ayrıca pazarda gezerken çok şeker bir antikacı buldum. Tabi ki herşey bayağı bir pahalı ama kızım ve yeğenim için gümüş el aynaları satın aldım. Tabi ki Tire’ye gitmişken meşhur Tire köftesi yemeden olmaz
Tire’de mutlaka yapılacak şeyler: salı günü pazarını gez, müzesine uğra, köftesini ye, karadut reçeli al :)
Bu arada hangi yoldan gidersiniz bilmem ama İzmir tarafından gidecekseniz Torbalı’dan geçmeniz gerekiyor. Giderken 2 şeyi mutlaka yapın: yol üstünde bademli kokoreç yiyin ve Torbalı’da kazıları devam eden Metropolis antik kentini ziyaret edin.
İşte böyle arkadaşlar… Bir sonraki yazı Datça ve sonrası…
Birgi hakkında daha fazla bilgi için: http://www.arkitera.com/v1/haberler/2003/03/28/birgi.htm
http://www.indigodergisi.com/asli_05.htm