From the monthly archives:

Temmuz 2008

Mamma Mia & Batman

by enhar on Temmuz 29, 2008

Tatil yazılarına devam edeceğim ama araya izlediğim 2 filmi sokmak istiyorum…

İlki Mamma Mia. Türkiye’ye geleceğini öğrendiğimde biletlerini ilk günden satın aldığım müzikalin sinema filmini izledim geçen hafta. Şöyle söyliyeyim; süper güzel Yunan adası manzaları eşliğinde, eğlenceli vakit geçirmek ve bol bollll ABBA şarkıları dinlemek istiyorsanız KAÇIRMAYIN!! Ayrıca oyunculukları da sevdim ben. Gerek Meryl Streep, gerekse grup arkadaşları rolündeki hatunlar çok iyilerdi (Meryl Streep’in bu rolü ile Oscar’a aday gösterileceği söyleniyor). Ve bir başka detay; filmin yapımcıları arasında Tom Hanks ve eşi Rita Wilson var…

mmia22.jpg

Diğer film ise Batman:Dark Knight. Normalde pek öyle çizgi roman uyarlaması filmleri sevmem ama Heath Ledger hayranıydım, öldüğünde üzüldüm ve son filmini kaçırmak istemedim. İyi ki de gitmişim çünkü bir “kahraman” filmi olmaktan uzak, iyi bir kurgu ve senaryoya sahip, başarılı çekimler ve bol efektli MUHTEŞEM bir film ortaya çıkmış. Oyunculuklar ise çokkkk iyi, özellikle Joker rolündeki Heath Ledger 4-4lük!!

batman.jpg

Ne izleyeyim diyorsanız hiççç düşünmeden her ikisini de izleyebilirsiniz…

{ 4 comments }

Tatil: İzmir ve Çevresi - 2

by enhar on Temmuz 28, 2008

Cuma günkü yazımda “yarın Ödemiş, Tire ve Birgi” demiştim ama malesef cumartesi - pazar yazı yazmaya pek vaktim olmuyor, genelde aile olayına takılıyoruz :) Özür herkesten…

Gelelim Ödemiş, Tire ve Birgi’ye. Bu yaz Ödemiş ve Birgi’ye ikinci, Tire’ye ise ilk gidişimdi.

İlk durak Ödemiş; tipik bir ege kasabası, konuşmalarıyla, giyimleriyle, sıcak kanlılığıyla… Geçen yaz Ödemiş pazarını da gezmiştim ama bu sefer Ödemiş’ten direk geçip Birgi’ye gittim. El işleri ile ünlü Ödemiş pazarında geçen yaz büyük bir hayal kırıklığı yaşamıştım çünkü yerli malı yurdun malı mantığı yerini made in china, made in india ürünlere bırakmıştı… Ama eğer ege otlarına meraklıysanız asla eliniz boş dönmezsiniz… Ayrıca İzmir’den Ödemiş’e giderken yol üzerindeki köylere uğrayabilirsiniz.

Ödemiş’te mutlaka yapılacak şeyler: pazarını gez, müzesine uğra, köftesini ye :)

İkinci durak Ödemiş’e 8 km uzaklıktaki Birgi. Benim FAVORİM. O tarafa gideceksiniz asla Birgi’yi es geçmeyin derim. Birgi’nin tarihçesi çokkkk eskilere dayanıyor, ama yakın tarihte Aydınoğulları Beyliği’nin başketi olmuş. Bu döneme ait olan Ulu Camii ise MUTLAKA görülmesi gereken bir yapı. Mimarisi, ahşap içliğiyle bildiğimiz camilerden farklı. İçindeki mihrap kapısının hikayesi ise ülkemizin milli değerlere, tarihine bakışının bir özeti aslında. Muhteşem el işçiliği olan kapı 1993 yılında çalınmış, malesef!! Çeşitli yollardan İngiltere’ye ulaşan kapı, 2 yıl sonra ünlü müzayede evi Christies de satılmak üzereyken fark ediliyor ve iade ediliyor… (olayın hikayesi hakkında bir link buldum ama İngilizce, dilerseniz buradan buyrun)

birgi-camii.jpg

Bendeki Camii ve Birgi fotoları uçtu malesef :( O nedenle Birgi belediyesinin sitesinden cami içinin bir fotosunu aldım. İdare edicez artık…

Birgi’de bir diğer görmeniz gereken yer Çakırağa Konağı.

birgi

Ayrıca Birgi’nin bir tatlısı var, baklava üzeri tahin ve soğuk, bugüne kadar yediğim en güzel şeylerden biri. Gittiğimiz yerin adını malesef unuttum (Birgi’de çektiğim camii - özellikle fotolarının yanısıra tatlı fotolarım da uçtu :( )Ama gideceklere şöyle tarif edeyim. Camiye doğru çıkarken solda bir lokanta, bildiğiniz esnaf lokantası ama her şey çokkkk lezzetli!!!

birgi-1.jpg

Koruma altındaki bu Ege kasabasının evlerinin de Safranbolu ya da Şirince evlerinden farkı yok, sadece iyi tanıtım yapamıyorlar sanırım.

Ayrıca kumaş meraklıları, Birgi’ye giderken ya da dönerken Mert İpek’e uğrayıp, o muhteşem Ödemiş ipeklerinden alabilirsiniz. Gerçi indirim geçen yazdan beri devam ettiği için yenilik yoktu - benim için- ama sizler çok şey bulabilirsiniz.

Son durak ise Tire. Salı günü Türkiye’nin en büyük açık pazarının kurulduğu Tire de aynı Ödemiş gibi çok şeker bir yer. Ödemiş’e çok benziyor, biraz daha büyük. Özellikle pazarda sohbet etme şansı bulacağınız köylülerden çok hoşlanacaksınız. Pazarın Çeşme denilen bölümünde el işleri, antikalar vs. bulabilirsiniz. Ayrıca pazarda gezerken çok şeker bir antikacı buldum. Tabi ki herşey bayağı bir pahalı ama kızım ve yeğenim için gümüş el aynaları satın aldım. Tabi ki Tire’ye gitmişken meşhur Tire köftesi yemeden olmaz :)

Tire’de mutlaka yapılacak şeyler: salı günü pazarını gez, müzesine uğra, köftesini ye, karadut reçeli al :)

Bu arada hangi yoldan gidersiniz bilmem ama İzmir tarafından gidecekseniz Torbalı’dan geçmeniz gerekiyor. Giderken 2 şeyi mutlaka yapın: yol üstünde bademli kokoreç yiyin ve Torbalı’da kazıları devam eden Metropolis antik kentini ziyaret edin.  

İşte böyle arkadaşlar… Bir sonraki yazı Datça ve sonrası…

Birgi hakkında daha fazla bilgi için: http://www.arkitera.com/v1/haberler/2003/03/28/birgi.htm

http://www.indigodergisi.com/asli_05.htm

{ 7 comments }

Tatil: İzmir ve Çevresi - 1

by enhar on Temmuz 25, 2008

Haydins’ten gelen yoğun istek üzerine tatil yazılarına İzmir ve çevresi ile başlıyorum…

İlk durağımız Urla… Urla’ya ilk gidişim bundan 6-7 sene önceye dayanır. Tanju Okan’ın memleketi Urla’ya bir Çeşme dönüşü balık yemek için uğramıştık. Güzel ve küçük bir Ege kasabasıydı o zaman. Şimdi daha büyük…. Ama hala çok güzel ve şirin.

Çeşmealtı tarafı daha tatilcilere uygun, denize girebilirsiniz. Hastane tarafına dalarsanız balık restoranlarını, eski esnaf dükkanlarını ve hastanenin bulunduğu yarımadaya giden muhteşem yolu görebilirsiniz. Urla’ya yine sadece geçerken uğradım, nerede kalınır bilmiyorum ama eminim çok şirin pansiyon ya da küçük otel bulabilirsiniz.

urla.jpg

İkinci durağımız ise Selçuk ve Şirince… Selçuk’a gitmişken sadece Şirince ile yetinmeyin. Eğer yakın zamanda göremişseniz Efes‘e mutlaka uğrayın. Biz geçen yaz gittiğimiz için, bu yaz, 40 derece sıcaklıkta gitmedik. Ama yeni eklenen bölümleri, özellikle Teras Evleri mutlaka görün derim. Efes hakkında bir başka tüyo daha vereyim; otoparkın orada bulunan faytonlara binip diğer girişe giderseniz, o çokkkk büyük alanı en azından bir kez yürüyorsunuz, aksi halde hem git, hem de geri gel yapmak zorundasınız…

Selçuk’da gezmek için fırsatınız varsa, Meryem Ana ve Artemis Tapınağını da görün. Ama yok az vaktim var diyorsanız St.Jean Kilisesi ve İsa Bey Camii mutlaka görün. Caminin özelliği, Selçuklu mimarisinde yapılmış ve bizim bildiğimiz cami mimarisinden farklı olması. St. Jean Kilisesi ise benim gibi harabe severlere hitap ediyor (aşağıdaki resim). Ama manzara görmek için bile görmeye değer!!

selcuk.jpg

Selçuk’da son durak; Şirince. Benim en sevdiğim yerlerden biri. İzmir’e her gittiğimde mutlaka ziyaret ettiğim, güzel, iyi korunmuş ve adı gibi şirin bir Ege köyü… Eğer kalmayı planlıyorsanız Erdem Pansiyon ya da Doktorun Evi‘ni deneyebilirsiniz.

Şirince’nin her sokağını görmeli, köylü teyzelerin elinden gözleme yemeli ve mutlaka Şirince şaraplarının tadına bakmalısınız. Aynı zamanda Şirince’den el yapımı sabun, zeytinyağı, oyuncak kedi gibi şeyler de bulabilirsiniz. Eğer yakında bir zaman gitmeyi planlıyorsanız şeftaliye de yetişebilirsiniz :)

Biz gittikten 1 gün sonra malesef Şirince’de de yangın çıktı :( Çok ama çok üzüldük, ama en azından çokkkk büyümeden söndürülebilmiş, çok şükür…

sirince.jpg 

Yarın Ödemiş - Tire - Birgi…

Sevgiler,

Gezginlere not: Eğer gezmeyi ve özellikle tarihi seviyorsanız MUTLAKA bir MÜZEKART alın… Internetten ya da ören yeri girişlerinden de satın alabiliyorsunuz. Oldukça avantaj sağlıyor, bilginiz olsun.

{ 8 comments }

Döndüm

by enhar on Temmuz 23, 2008

Knidos

Herkese selam…

Pazartesi gecesi evime döndüm. Evim evim güzel evim :) Tabi tatil sonrası en kötü şey nedir? Evin toz içinde kalması ve bavullardan çıkan çamaşırlar :(

Neyse… O kadar çok anlatacağım şey var ki, gittiğim yerler, yediklerim, tanıştıklarım…. Tatilden ilk merhaba yazımdan sonra Şirince’ye, Urla’ya, Akyaka & Gökova’ya, Datça ve koylarına, Marmaris’e ve Dalyan’a gittik. Çok şey birikti yani…ÇOKKKKK!!!

Her bir durağımı anlatacağım size, hem de bol resimli… Yarından itibaren.

Sevgiler

{ 4 comments }

Tatilden İlk Merhaba

by enhar on Temmuz 8, 2008

38 derecelik İzmir’den selamlar…

Benim beceriksizliğimden mi, yoksa İzmir Starbucksları ve internet cafelerinkinden mi bilemiyorum ama, ancak derdimi anlayan bir internet cafe bulup yazabiliyorum :(

Valla arkadaşlar kısaca söyliyim ki TATİL GÜZEL BİR ŞEY!

Ye, iç, denize gir, gez toz, yan gel yat durumu yani… Hiç şikayetim yok :) Hatta televizyon ve internet bile pek girmiyor şu an hayatıma… Şikayetçi değilim ama alışkanlıktan mı nedir, interneti, blogumu, sizlerin bloglarını okumayı özledim… Bu yazımı tamamlar tamamlamaz sizleri okuyacağım ;)

Bu arada malesef fotoğraflar ekleyemiyorum bu yazıma, ama özet geçecek olursam; Ödemiş ve Tire’yi gezdim, kumaşlarımı aldım, dikiş makinam tatilde ama boş durmuyor, Birgi’yi gezdim, yarın hemen her İzmir seferimde gittiğim Şirince’ye gideceğim, birkaç yer daha var gezip görmek istediğim… Ayrıca indirim bahane alışveriş şahane deyip alışveriş yaptım, bilin bakalım ne aldım?? Tabi ki AYAKKABI :)  Ve tabi ki kızımla bol bol deniz

Yazan yazmayan, okuyan okumayan, seven sevmeyen herkese SEVGİLER…

Enny, the Tatilsever

{ 12 comments }