by enhar on Mart 26, 2008

Anvelop elbiselere tek kelime ile bayılırım. Tabi ki wrap dress denildiğinde dünyada akla tek isim gelir: Diane von Furstenberg (dvf). Bayılıyorum elbiselerine ama tabi ki o kadar para vermeye içim elvermez - param olsa bile. Her ne kadar alışverişkolik olsam da, kısmen cimri sayılırım
Ve işte etiketinde DVF yazmasa da, enhar koç imzalı bir anvelop elbise… Kumaş cuma pazarından
Yine ve yeniden… Modeli ise sahaflardan bulduğum ve bu yazımda da bahsetmiş olduğum Burda Easy Fashion dergisinin 2006/yaz sayısındaki bu model.
Gerçi ben bayağı bir değiştirdim; kolları çıkarttım, kendi kumaşından bir kemer dikmek yerine biye ilik yaptım ve şimdi dilediğim kemer ile kullanabiliyorum. Oldukça şık bir elbise oldu…
by enhar on Mart 26, 2008

İşte bu da bluzdan bir önce tamamlanmış olan ve bol miktarda giydiğim Chanel kumaştan ceketim…
Bunun kumaşı pazardan değil tabi ki. Bizzat Dormeuil olup Kıbrıs’tan kayınvalidem tarafımdan getirilmiş olup, tarafımdan el konulmak sureti ile alınmıştır
Modeli ise Burda dergisinin 09/2007 sayısındaki 106 nolu bu ceket modelidir. Hatta bu model Eylül 1960 tarihli bir modelin yeniden yorumlanmasıymış, yani TAM BENLİK…
Bayılıyorum 50- 60 ve 70′lere. Hatta bir ara deli gibi eski Burda’ları topluyordum ki, sahafın elindekilerin hemen hepsini ben satın aldım…
Ceketi ben de biraz yorumladım ve değiştirdim tabi ki
by enhar on Mart 26, 2008

Yok valla hamile değilim, ama bu elbiseyi dikince herkes hazırlık yapıyorsun galiba dedi. Bir gün gelirde ikinciyi istersem en azından elbisem hazır
Severim ben böyle A şeklindeki (evaze deniyordu galiba) elbiseleri. Benim gibi Türk tipi hatunlara (popodan geniş) cuk oturur bu kalıp. Vogue‘un indiriminde satın aldığım modellerimden biriydi bu. Kumaş ise tabi ki, yine Cuma pazarından. Sanırım 5 YTL gibi bir para vermiştim bu kumaşa. Kollar manşetli olduğu için Kadıköy Sim Düğme Kutsi Bey‘den aldığım şık kol düğmelerime ek olarak, Selin‘in benim için yaptığı taşlı kol düğmeleri ile de kullanabiliyorum…
Kokoş muyum neyim? Her şeye bir taş konduruyorum, değil mi 
by enhar on Mart 25, 2008

Nihayet! Üstüme giyeyim de eşim de fotoğraflarımı çeksin diye bekle bekle… En sonunda beklemeyip, gidip bir terzi mankeni alıp -38 beden- giydirdim diktiklerimi, çektim fotoğraflarını ve nihayet koyabiliyorum buraya.
Dikimi oldukça kolay fuşya bluzumla başlayayım dedim… Kumaş takıntımda bahsetmiştim bu yazımda. İşte o takıntım nedeniyle, her gittiğim yerde arayıp kumaş buluyorum. Gerçi bluzumun kumaşını ipek ve keteni ile meşhur Ödemiş‘ten aldım. Geçen yaz İzmir’e gittiğimde, ablam ve annemle Ödemiş’e gittik -tabi ki kumaş ve ıvır zıvır almaya ve benim zorumla :). Önce Ödemiş’in yerel pazarına uğradık, ama o güzelim pazar bile Çin malları işgali altındaydı. Neyse ordan renk renk, desen desen tülbentler aldım. Sonrada sorup soruşturup satışı da olan 1-2 tane fabrika öğrendik. Ödemiş’in dışında, köylerinden birinde buldum, benden kaçmaz!! İşte bu fuşya kumaş da, oradan 3 YTL‘ye alınmış, %100 ipek bir parçadır.
Modeli ise Burda’nın 2/2008 sayısından 119 nolu modeldir… Ama tabi benim kumaş öyle verev, uzunnn boyun bantı yapmaya yetmediği için, bu yazımda tanıştırdığım Şükran Hoca‘mın da yardımı ile kalan parçalardan daha kısa, ama tam da benim istediğim gibi bir yaka yaptık. Ve daha önceden Eminönü’nen Orjinal Bijuteri‘den alınıp, bir kutuda sırasını bekleyen swarowskileri de yakasına dikince tadından yenmez ve herkesin pek beğendiği bir bluzum oldu….
by enhar on Mart 25, 2008


Ben biraz alışverişkoliğim kabul ediyorum. Ama herşeyi saçma sapan satın almam, takıntılı olduğum şeyler vardır: ayakkabı, çanta, kumaş ve dikiş aksesuarları, güneş gözlüğü… Bayağı da varmış
Neyse efendim, ben kumaşlarımın %90′nını Cuma pazarından alıyorum, her hafta beni 4′den sonra orada kumaşları eşelerken görebilirsiniz. Dur durak bilmeden, 1 tane de olsa mutlaka her hafta (yağmur, kar olmazsa) kumaş alırım. Ve tabi alırken düşünmesem de onları saklama problemi var
Hele hele benim gibi - hafiften Monk kıvamında - düzen takıntılı biriyseniz, ara ara gelirler, ve ben herşeyi düzenleme olayına girerim.
Nitekim bu hafta sonu da aynen böyle oldu. Daha önceden sadece bir IKEA Billy kısa kitaplığa sığan kumaşlarım, artık kitaplığa ek olarak bir koca sepet ve bir kanepe altına sığmaz hale gelince, bana da geldiler ve ben aynen yeniden düzenleme olayına girdim Pazar günü.
Kışlıkların hepsini kanepenin altına tıktım, dikmek istediğim kumaşları Billy kitaplığa yerleştirdim, triko-jarse tarzı tüm kumaşları da sepete ayırdım. Elimin altında olsun diye 2-3 liraya aldığım ve kırlent olacak kumaşlarımı da sepetin en üstüne koydum. Hatta yeni gelecek bir kaç kumaş için Billy’de yer de ayırdım
Neyse bu düzen beni yaz sonuna kadar idare eder, sonra herhalde yeni bir düzene geçeriz 